Çocuklarda plansızlık ve aşırı hareketlilik şeklinde açığa çıkan, dürtüsel bir bozukluktur. Hiperaktif çocuklar, rahatsız edici davranışları kasten yapmazlar. Yani, bu bir tür şımarıklık veya benzeri durum değildir. Hiperaktivite bozukluğu, dürtülerin kontrol edilmesinde yaşanan güçlükten ileri gelir.
Hiperaktivite bozukluğu olan çocuklar, birazdan aşağıda okuyacağınız davranışlarıyla özel hayatlarında ve sosyal hayatlarında çeşitli problemler yaşayabilirler. Sürekli eleştirilerin hedefi olabilir, muhtemel dikkat sorunlarıyla derslerden geri kalabilirler. Yaşıtlarından geri kalan çocukların özgüveni zarar görür ve diğer olumsuzluklarla birlikte yetersizlik hissedebilirler. Bu tür olumsuzlukların yaşanmaması için mutlaka önlem alınmalıdır.
HİPERAKTİVİTE BELİRTİLERİ NELERDİR?
En kolay gözlemlenebilen belirtisi aşırı hareketlilik olduğundan, halk arasında, enerjisi yüksek çocuklar için de bazen “hiperaktif çocuk” ifadesi kullanılmaktadır. Yazının başında da belirttiğim gibi, bu yaklaşım doğru değildir. Bazı çocuklar, sadece enerjisi yüksek olduğu için hareketlidirler.
Aşağıdaki hiperaktivite belirtileri, tanı/teşhis için çocuk psikiyatristlerinden destek almanız konusunda size ipuçları verebilir.Belirtiler; Dikkatsizlik, Çabuk Sıkılma, Sabit Duramama, Kurallara Uymama, Sabit Duramama, Dürtüsellik – Düşünmeden Hareket Etme, Rahatsız Edici Olma, Saldırganlık,Az ya da sık uyuma, sık sık uyanma,Sürekli kucakta gezme isteği, oturulduğunda ağlama
HİPERAKTİVİTE TEDAVİSİ
Tedavi için öncelikle klinik tanı konulması gerekmektedir. Hiperaktif tanısı koyabilmek için çocuğun diğer ortamlarda nasıl davrandığı da değerlendirilmelidir. Bu nedenle, anne-baba ile birlikte çocuğun eğitimine katkıda bulunan (öğretmen, dadı gibi) diğer kişilerin de gözlemleri değerlendirilmelidir. Çocuk ruh sağlığı uzmanları, bu verileri bir arada değerlendirmek için çeşitli testler ve ölçekler kullanırlar.Bu testlerden sonra uygun tedavi süreci başlatılır.Hiperaktivite tedavisinde ilaçta reçete edilebilir. Hiperaktivite ilaçları genellikle metilfenidat içerir. Metilfenidatın yan etkileri sizi endişelendiriyor olsa bile kullanım konusundaki kararı uzman doktora bırakmanızı tavsiye ederim. Unutmayın, hiperaktivitenin çocuğun gelişimine vereceği zarar, ilaçların yan etkilerinden daha fazla olabilir.
Bazı durumlarda ilaçsız tedavi, yani psikoterapi yöntemi uygulanır. Davranışçı terapi ile çocuğa doğru davranış alışkanlıkları kazandırılması hedeflenir. Hiperaktif çocuklarda sıkça gözlemlenen aşırı enerjinin doğru faaliyetlere yönlendirilmesi, saldırganlık gibi tutumların ortadan kaldırılması, plansız hareket etme yerine planlama becerisi kazandırılması ve benzeri davranış değişikliği adımları atılır. Elbette bu süreç, bir paragrafla anlatılacak kadar basit veya kısa bir süreç değildir. Sürecin bir uzman tarafından yönetilmesi gerekir.En önemlisi en başta;
-Bebekken ağlamasına izin verin!
-Duygularını ifade etmesine destek olun
-Sabırlı olun, profesyonel destek alın
HİPERAKTİVİTE TANISI ALMIŞ ÇOCUĞA NASIL DAVRANILMALIDIR?
Aile içinde kurallar konmalıdır. Bu kuralların net ve hiçbir koşulda esnetilemez olması son derece önemlidir. Hiperaktivite tanısı almış çocuğun olumlu davranışlarının cesaretlendirilmesi önemlidir. Çocukla ilgilenildiği belli edilmeli, olumsuz davranışlarından ziyade olumlu davranışlarından söz edilmelidir. Sık sık yaptıkları konusunda geri bildirimde bulunarak çocuğun davranışların ebeveynlerini ne kadar mutlu ettiğinden bahsedilebilir. Konuşarak öğüt vermek çoğunlukla çocuğun öfkelenmesine neden olur. Çocuğun yaramazlık yaptığını değil, bir rahatsızlıkla mücadele ettiğinin hatırlanması, anne ve babanın sabırlı, anlayışlı olması ve davranışlarını kontrol etmesi konusunda yardımcıdır. Tüm bunlar yapılırken bazı günlerde çocuğun yalnızca kötü bir gün geçirmiş olma ihtimali göz ardı edilmemelidir. Uzman biriyle düzenli olarak iletişimde kalmak, çocuğunuzun iyileşme sürecinde yardımcıdır.
Hiperaktivite problemi olan çocukların beslenmesinde dikkat edilmesi gereken yiyecekler
Asitli içecekler ve hazır meyve suları, şekerlemeler ve boyalı besinler, beyaz şeker, boya ilave edilmiş süt ve süt ürünleri, cips gibi atıştırmalıklar, konserveler, hazır çorba ve baharat karışımları, şarküteri ürünler (sucuk,salam,sosis gibi), et suyu tabletleri, hazır puding ve kekler gibi tüm koruyucu ve katkı maddesi içeren yiyeceklerin fazla tüketiminden kaçınılmalıdır. Kafein içeren içeceklerden de uzak durulmalıdır. Gerekli 50 besin öğesini sağlayabilmek için( karbonhidratlar, proteinler, yağlar, vitaminler, mineraller) her gün beş besin grubu dengeli şekilde tüketilmelidir. Bu beş besin grubunu hafızalarınızda tazelemekte fayda var; Süt yoğurt ,Et grubu,Ekmek ve tahıllar,Sebze-meyve… Ayrıca haftada iki kez balık tüketimine özen göstermelisidir.Özellikle yağlı balıklarda bulunan omega-3 hiperaktif davranışlarda anlamlı düşüşler meydana getirmektedir.Araştırmalarda hiperaktif çocukların günlük diyetlerine çinko ve demir minerallerinin eklenmesiyle davranışlarda olumlu değişiklikler sağladığını görülmüş…Besin koruyucu ve renklendiricilerinin diyetten çıkarılmasıyla hiperaktif davranışlarda önemli azalmalar olduğu gözlenmiştir.Hiperaktif çocuklarda çikolata, şeker ve kafeinli besinler insülin ve buna bağlı olarak adrenalinin salınımını artırdığından, bu tür gıdaların tüketimi sınırlandırılmalıdır.Aşırı adrenalin salgılandığında hızla harcanan magnezyumun yetersizliğinin önlenmesi için de ek magnezyum verilmesi önerilebilir.
