Öncelikle yaklaşmakta olan “kurbiyet” anlamına gelen fakirin fukaranın, garibin gureba’nın halinin anlaşılması için birlik ve beraberlik ruhunu yeniden tesis edilebilmesi adına dini bayramlarımızdan birisi olan Mübarek kurban bayramınızı canı gönülden kutluyorum.
Yazılacak aslında çok şeyler olduğunu düşünüyorum. Mesela yakın zamanda gönül coğrafyasının, İslam aleminin, insanlığın büyük bir özlemle beklediği ve o beklentisine cevap verildiği #Ayasofya-iCamiiKebiri hakkında konuşulanları, olumlu olumsuz tepkileri, sevinenlerinin değerlendirebileceği bir yazı daha olabilirdi..
Yakın zamanlarda bu konuyla ilgili birçok yazı yazıldığı ve bizatihi yazdığım için ve kitle iletişim araçlarında da, sosyal medyada basında, televizyonlarda radyolarda konuşulduğu için tekrarına gitmeyeceğim. Fakat şunu söyleyebilirim; şahsım 1453 İstanbul’un fethi ile kazanılan 481 yıl boyunca cami olarak kullanılan Daha sonrasında 1934 yılında müzeye çevrilen ve yeniden Aziz milletimizin talebi, sayın Yargı kararı, Sayın Cumhurbaşkanımızın kararnamesi ve tensipleri ile Ayasofya-i Camii Kebir yeniden asli haline dönüştürülerek, ibadete açılmasına sevinenlerden birisiyim.
Hayırlı olsun..
Bugün yazımın içeriği Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin üzerinden 2 yıl geçmesiyle beraber neler kazandırdı, eksiklikleri ve aksaklıkları nelerdir? Üzerine olacaktı..
Bu konuyu izninizle Bayramdan hemen sonra tüm yönleriyle sizlerle paylaşmayı düşünüyorum..
Şimdilik 31 Temmuz 2020 Cuma günü çifte bayram olarak hep beraber kutlayacağımız KURBAN BAYRAMIMIZI CANI GÖNÜLDEN KUTLUYORUM.
Temenni ederim ki; başta ülkemize, İslam coğrafyasına ve tüm insanlığa hayırlara, huzura, barışa, kardeşliğe vesile olsun…
#HEPBERABERTÜRKİYE’YİZ diyerek hepinizi Allah’a emanet ediyorum. Kalın sağlıcakla..
Cengiz YILDIZ 30.07.2020