İnsanın yaratılış gayesi kulluktur, en önemli vazifesi ise Allah’ın varlığına ve
birliğine inanmak sonra da bu imanın gereği olarak dosdoğru yaşamaktır. Zira
iman gönüllere işleyince, duygulara, düşüncelere ve davranışlara yansır. Kişiyi
hak ve hakikate, dürüstlük ve istikamete yöneltir. İşte o zaman mümin, huzurlu
ve onurlu bir hayat yaşar. Her iki dünyada da sıkıntı ve kederden emin olur.
Takvaya ve ilâhi ikrama kavuşur.
İstikamet; imanda sebat etmek ve ahdine vefa göstermektir. Cenâb-ı Hakka
itaat, Resûlüllah’a ittiba etmektir. Özü, sözü bir olmak, olduğu gibi görünmek ve
göründüğü gibi olmaktır.
İstikamet; küfürden ve şirkten arınmak, günahtan ve isyandan kaçınmaktır.
Fitne ve fesattan uzak durmak, nefsin aşırı istekleri ve şeytanın vesvesesi ile
mücadele etmektir.
İstikamet sahibi bir mümin, doğruluktan ödün vermez. Sözünü eğip bükmez,
asla yalan söylemez. Adaleti gözetir, haksızlığa meyletmez. İyi niyetli ve
samimidir, riyakârlık göstermez. İşini sağlam ve güzel yapar; hileye tevessül
etmez. Yaratan’a olan sevgi ve saygısıyla, yaratılana merhamet gösterir, hiçbir
canı incitmez. Hâsılı sırât-ı müstakim üzere yaşar. Allah’ın rızasını kazanmayı her
türlü kazançtan aziz bilir. Rabbinin gizli ya da aşikâr her şeyi görüp işittiğinin ve
kullarını hesaba çekeceğinin bilincinde bir hayat sürer.
Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor : “Rabbimiz Allah’tır deyip sonrada dosdoğru
olanlara ne bir korku vardır ne de onlar üzüntü çekeceklerdir.”
Sağlık ve afiyette olmanız dileklerimle…İnsanın yaratılış gayesi kulluktur, en önemli vazifesi ise Allah’ın varlığına ve
birliğine inanmak sonra da bu imanın gereği olarak dosdoğru yaşamaktır. Zira
iman gönüllere işleyince, duygulara, düşüncelere ve davranışlara yansır. Kişiyi
hak ve hakikate, dürüstlük ve istikamete yöneltir. İşte o zaman mümin, huzurlu
ve onurlu bir hayat yaşar. Her iki dünyada da sıkıntı ve kederden emin olur.
Takvaya ve ilâhi ikrama kavuşur.
İstikamet; imanda sebat etmek ve ahdine vefa göstermektir. Cenâb-ı Hakka
itaat, Resûlüllah’a ittiba etmektir. Özü, sözü bir olmak, olduğu gibi görünmek ve
göründüğü gibi olmaktır.
İstikamet; küfürden ve şirkten arınmak, günahtan ve isyandan kaçınmaktır.
Fitne ve fesattan uzak durmak, nefsin aşırı istekleri ve şeytanın vesvesesi ile
mücadele etmektir.
İstikamet sahibi bir mümin, doğruluktan ödün vermez. Sözünü eğip bükmez,
asla yalan söylemez. Adaleti gözetir, haksızlığa meyletmez. İyi niyetli ve
samimidir, riyakârlık göstermez. İşini sağlam ve güzel yapar; hileye tevessül
etmez. Yaratan’a olan sevgi ve saygısıyla, yaratılana merhamet gösterir, hiçbir
canı incitmez. Hâsılı sırât-ı müstakim üzere yaşar. Allah’ın rızasını kazanmayı her
türlü kazançtan aziz bilir. Rabbinin gizli ya da aşikâr her şeyi görüp işittiğinin ve
kullarını hesaba çekeceğinin bilincinde bir hayat sürer.
Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor : “Rabbimiz Allah’tır deyip sonrada dosdoğru
olanlara ne bir korku vardır ne de onlar üzüntü çekeceklerdir.”
Sağlık ve afiyette olmanız dileklerimle…